ŞİDDETSİZLİK
  • Ana Sayfa
  • Teori
    • Siddetsizlik
    • Sivil İtaatsizlik>
      • Vicdani Ret
    • Siddetsizlik Konuları
    • Queer (KUİR)
  • Antrenman Araçları
    • Antrenörlere>
      • Bir Antrenman Nasıl Gerçekleştirilir?>
        • İpuçları
    • Araçlar>
      • Temel Yöntemler
      • Tiyatral Yöntemler
      • Egzersizler
      • Oyunlar
  • Doğrudan Eylem
  • Makaleler
  • Kaynaklar
    • Şiddet Kültüründe şiddetten arınmışlık
  • Videolar
  • Linkler
  • Blog

Şiddetten arınmışlık antrenmanı nedir?

Şiddetten arınmışlık; 1920'li yıllardaki Hindistan bağımsızlık hareketinden, 1960'lı yılların ABD'sindeki vatandaş hakları hareketine ve 1980'li yılların Batı Avrupa'sındaki barış hareketine kadar, pek çok toplumsal harekette önemli bir rol aldı. Bu hareketlerde sık sık gündeme gelen bir soru, şiddetten arınmışlık fikrini siyasi eyleme dönüştürmenin ve geniş bir tabana aktarmanın yollarıyla ilgiliydi.

Böylece, şiddetten arınmış mücadele için çeşitli „eğitim" modelleri geliştirildi. Bu modeller, tarihin gidişatına ve eylemek isteyen insanların ait oldukları kültürel altyapıya bağlı olarak değişti. Onlarca yıllık süreçte, "şiddetten arınmışlık antrenmanı" kavramı belirlendi. (Benzeri çalışma tarzları, Türkçe'de "atölye çalışması" olarak adlandırılıyor; ç.n.).

"Antrenman" kavramı, ilk bakışta şaşırtabilir ve de tartışmalıdır. "Antrenman" sözcüğü, İngilizce konuşulan yörelerde askeri eğitimle bağdaştırılır; Almanca'da ise, sportif faaliyetleri çağrıştırır. Bu yüzden, 'acaba spor ayakkabı ve eşofman gerekli mi?' diye bazen sorulur. Rahat giyisilerle çalışmak daha kolaydır ama spor kıyafetlerinin evde bırakılmasında bir sakınca yoktur.

Tartışmalı olan sadece kavramın kendisi değildir; antrenman kriteri olarak süre de değişkenlik gösterir. Örneğin; ABD'de antrenörler katılımcıları bir günlük çalışmaya ikna edebildiklerinde sevinirlerken, Batı Avrupa'daki antrenmanlar, bazen yılları kapsayan bir döneme dağılmış ve en fazla dört ay kesintisiz olmak üzere, genellikle bir hafta sonu ya da birkaç haftalık sürelerle sunulmaktadır. Hindistan'ın Vaddchi kentinde gerçekleştirilen ve bir yıl süren antrenman ise, bildiğimiz en uzun kesintisiz antrenmandır. Bu süre farklılıkları; şiddetten arınmışlık antrenmanının bir giriş semineri olabilmesi gibi, uzun vadeli bir eğitim dalı da olabildiğini göstermektedir.

Kısa haliyle de, uzun haliyle de antrenman, itkilerin verildiği bir dönemdir. "Toplumda öğretilen genel-geçer görüşlerden ve davranış biçimlerinden uzaklaşma"yı (1) amaçlayan bir öğrenim süreci başlatılır. Bu öğrenim süreci antrenmanla birlikte sona ermez; günlük yaşamda ve şiddetten arınmış eylemde sürer. Antrenman, barış ve insan hakları mücadelesi içinde şiddetten arınmışlığa doğal olarak müdahale yetisinin geliştirilmesinde yardımcı olmayı amaçlar. Çalışmada sınırlı bir zaman içerisinde gerçeğe yönelik antrenman yapıldığından, hafta sonunun ya da haftaların içeriğini yansıtmaya en uygun kavram da budur. Çeşitli yöntemler aracılığıyla, yeni davranış biçimleri üzerinde çalışılır. Antrenman, koruma altına alınmış bir mekanı ima eder. Yani, stadyumdaki yarışma öncesinde çalışmanın yürütüldüğü spor salonudur. Burada da stadyum; bir eylem grubu, arkadaşlık ilişkileri ya da toplum olabilir.

Bir toplumdaki mevcut çatışkıların tümü antrenmanın konusu olabilir. Bir grup, geleceğe yönelik bir eylem hazırlayabilir; grup içi iletişimi sorguluyabilir ya da yeni karar alma mekanizmaları üzerinde çalışabilir. Başka antremanlarda ise, somut bir eylem doğrultusu izlemeksizin şiddetten arınmışlığın geneliyle ilgilenmek üzere, farklı örgütlerden insanlar biraraya gelir. Antrenmanlar çeşitli sosyal gruplarla ve mümkün olan (ve olmayan) mekanlarda gerçekleştirilir.

Şiddetten arınmışlık antrenmanları bir yaşam ilkesi olarak şiddetten arınmışlığı esas alır. Şiddetten arınmış eylem, dönüşümlü olarak şiddet kullanımlı eylem yerine uygulanabilen bir strateji unsuru şeklinde değil, toplumsal yaşamın genel ilkesi olarak algılanmalıdır. Elbette, birkaç günlüğüne veya birkaç haftalığına biraraya gelen bir grup, yaşam ilkesi olarak şiddetten arınmışlığın tüm boyutlarını işleyemez; özellikle de; öncelikle kavramların açıklanmasını gerektiren ve katılımcılarının konu hakkındaki görüşleriyle bilgileri farklı olan gruplar söz konusuysa. Ama kısa bir süre için ve az sayıda insanla birlikte olsa da ütopyanın izi sürülmeye çalışılmalıdır. Ütopyanın ögeleri, "farklı ve canlı" öğrenim fikirleri ve yöntemleri ile karışarak antrenmana yansımalıdır.

Deneyimlere Yönelik ve Katılımcı

Antrenman gruplarındaki öğrenim, katılımcıların deneyimlerini esas alır. Katılımcılar şiddetle, çatışkılarla, korkuyla, stresle ve grup içi ilişkilerle ilgili deneyimlerinin bilincine varmalı, buradan yola çıkarak, antrenörlerin yardımıyla, yeni davranış ve eylem biçimleri üretmeli ve pratikte denemelidirler. Antrenmanlar sırasında katılımcılar sık sık kendi sınırlarına varırlar; güçlü ve zayıf yönleriyle karşılaşırlar. Kendi zaaflarını ve içsel baskıları yaşamak, güçsüzlük duygularına ve hüzne yol açabilir; bu yüzden, zaman ve mekan gereksindirir (2). Ancak, antrenmanlar terapi değildir. Bir antrenman sırasında travmatik yaşantılara dokunulabilir ama tedavi olanağı yoktur; çoğu antrenörün eğitimi de, antrenman için ayrılan zaman da bunun için yetersizdir. Katılımcıların deneyimleri üzerinde çalışılırken, konunun ağırlıkları değişecektir. Zira, geçmişteki antrenmanlarda edinilen verilere dayanılarak kaba bir program taslağı hazırlanmış olsa da katılımcıların beraberlerinde getirdikleri deneyimlerin önceden ince ayrıntılarına kadar planlanması mümkün olmadığından, program grubun isteğine ve anlaşmasına bağlı olarak değişmeye her zaman açık olmalıdır.

Antrenman; katılımcıların deneyimlerini esas aldığı için, kültürel farklılıklara da dikkat edilmelidir. Her antrenman yöntemini, her ülkeye taşımak mümkün değildir; aynı yöntem genellikle değişik sonuçlara götürür. "Antrenmanın biçimi, kültürel bağlama endekslidir." (3)

Özörgütlü ve Özerk

Antrenmanlarda grup kendisini örgütler. Yemeklerle, programın gidişatıyla ve günlük yaşamın gereksinimleriyle ilgili sorumluluklar grup içinde paylaşılır. Grup kendi kurallarını belirler. Antrenmanın başında, karşılıklı davranış ilkeleri konusunda bir anlaşmaya varılır. Farklı kuralların geçerli olduğu bir çevreden sıyrılmak ve ortaklaşa belirlenmiş kurallar yardımıyla, yeni bir ortam yaratmak hedeflenir. Toplumun dayattığı kurallar çoğu zaman, açılmamızı engeller. Kendi belirlediğimiz anlaşmalar ise, herkesin güvence altında hareket edebildiği bir alanı açar. Bir çatışkı sırasında, toplumun kurallarından farklı olarak, birlikte yaratılmış ve herkesin dayanak bulabildiği kural mekanizmaları vardır.

Kafa, Yürek ve Kol ile Canlı Öğrenim

Grup, konulara ve yaşam ilkesi olarak şiddetten arınmışlığa salt bir rasyonellik içinde yaklaşmamalıdır. Bu doğrultunun altında yatan düşünce, insanın kendi bütünlüğü içinde yaşaması ve öğrenmesinin gerekliliğidir. Grup, yapılacak olan çalışmaların yanısıra; oyunlar, meditasyon ve ortak iş için zaman ayırmalıdır. Öğrenim yöntemlerinin yapısı; duyguları, aklı, yaratıcılığı ve pratik anlamı kapsar biçimde inşa edilmiştir. Kafa, yürek ve kol ile canlı öğrenim, birbirini izleyen üç basamaktan oluşur.

ı. Algılama
Çeşitli egzersizler aracılığıyla bilinçli algılamaya itilen kişi; içeriği, çevreyi, kendisinin ve ötekilerin davranışını ve diğerleri üzerinde yarattığı etkiyi algılar.
ıı. Anlam
Algılar kişi için anlamlar taşımaktadır ve duygusal tepkilere yol açar. Bir kişinin kimliği, zaafları ile birlikte sorgulanabilir ya da girmiş bulunduğu yönde ilerlemesi için kişi yüreklendirilebilir.
ııı.Sonuç
İlk iki adımdan sonra, hangi ögelerin kalabileceğine ve hangilerinin değiştirilmesi gerektiğine her kişi özsorumlu olarak karar verir.

Düşünceler somut eyleme dönüştüğü taktirde, gerçekten bir öğrenim süreci yaşanmış demektir. Aynı şekilde, eski davranış biçimlerini sürdürmeye dair bilinçli bir kararın alınması, bir öğrenim sürecinin göstergesidir. Önemli olan, öğrenenlerin kendi eylemlerinin sonuçlarına katlanabilmeleri ve sorumluluk üstlenebilmeleridir.(4)

Antrenörler Kollektifinin Özanlayışı

Grubun özerkliği, planlayan bir kollektifin olmaması anlamına gelmez; antrenörler kollektifinin yönetimi ortadadır. Yönetim, önceden saptanmış ve grupla birlikte ayrıntısıyla belirlenmiş konuyu takip eder. Otoriter değildir fakat önceden belirlenmiş bir hedefe yönelimlidir. Antrenörler kendilerini öğrenim yardımcıları ve süreç yandaşları olarak algılarlar. Gruba sorular yöneltirler; kendi yanıtlarını ise daha sonra verirler. Katılımcılar tarafından belirlenmiş konuların nasıl işlenebileceğine dair bazı yöntemleri bilirler. Antrenörler, periyodik refleksiyon anlarında eleştiri kabul etmek ve grubun belirlemesine göre programı sürdürmek üzere, kısıtlı bir zaman için grubun güvenini almışlardır. Antrenman bir terapi olmadığı gibi, antrenörler de terapist değildirler. Kendi sınırlarının bilincinde olmaları ve bunları bildirmeleri gereklidir. Doğabilecek tüm çatışkıların ortaya çıkarılmasının ve çözümlenmesinin tek sorumlusu onlar değil, grubun bütün üyeleridir. Yalnız antrenörler, bir çatışkı esnasında konuşmaları yönetebilme ve şiddetten arınmış bir çatışkı anlayışı temelinde çözüme doğru götürebilme yetisine sahip olmalıdırlar.

Şiddetten Arınmışlık Teorisiyle Bağlantılar

Şiddetten arınmışlık antrenmanları her zaman şiddetten arınmışlık teorisiyle ilişkilidir. İsa'nın, Thoreau'nun, Gandhi'nin ve King'in temel fikirleri ortak çalışmanın temas noktalarıdır. Fakat antrenman geçmişe yönelik olmamalıdır. Zira yaşanmışlıklar, varolan deneyimler ve fikirlerle bağdaştırılır ve böylece gelecek için yeni fikirler üretilmesine zemin hazırlanır. Katılımcılar, bu ilişkilendirmeyle, siyasi eylemlerinin içerdiği gücün bilincine varırlar.

Kültürlerarası ÇaIışma

Antrenmanlar genellikle, antrenörlerin de, katılımcıların da çeşitli ülkelerden geldikleri, uluslararası bir çerçevede gerçekleştirilir. Savaşa, insan hakları ihlallerine ve adaletsizliğe karşı somut çalışmalar, bu insanları biraraya getirir. Yine de, ilk anda tüm temas noktalarından yoksun olarak karşı karşıya dururlar ve ortaklıkları keşfetmeleri gerekmektedir. Kültürlerarası öğrenim, çatışkı nedenleri uluslararası olduğu için, şiddetten arınmışlık antrenmanlarının önemli bir ögesini oluşturmaktadır. Bu, bazı sorunları beraberinde getiriyorsa da, özellikle ortak çalışma için yeni bilgilerin edinilmesine katkılarda bulunur. (5)

Notlar

1) Sheehan, Jane, Gewaltfreies Trainin im Kontext unterschiedlicher Kulturen, in: Vom Widerstand gegen den Krieg zur gewaltfreien Revolution? Graswurzelrevolution Nr. 208/209, Heidelberg 1996, s.42
2) bkz: Bittl-Drempetic, Karl-Heinz, Gewaltfrei Handeln, München 1993, s.72
3) Sheehan, ibid., s.41
4) bkz: IPTS, Landesinstitut Schleswig-Holstein für Praxis und Theorie der Schule, Sexualpaedagogik, Aidspraevention. Handbuch für Lehrerinnen und Lehrer, Kronshagen 1995
5)bkz: izleyen sayfalardaki "Çeşitli kültürlerden katılımcılarla bir şiddetten arınmışlık antrenmanı" bölümü

>>>>> İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNE DÖN
Create a free website with Weebly