ŞİDDETSİZLİK
  • Ana Sayfa
  • Teori
    • Siddetsizlik
      • Sivil İtaatsizlik>
        • Vicdani Ret
        • Siddetsizlik Konuları
          • Queer (KUİR)
          • Antrenman Araçları
            • Antrenörlere>
              • Bir Antrenman Nasıl Gerçekleştirilir?>
                • İpuçları
              • Araçlar>
                • Temel Yöntemler
                  • Tiyatral Yöntemler
                    • Egzersizler
                      • Oyunlar
                    • Doğrudan Eylem
                    • Makaleler
                    • Yayınlar
                      • Şiddet Kültüründe şiddetten arınmışlık
                      • Videolar
                      • Linkler
                      • Blog
                      WRI ve Red Juvenil Kolombiya Uluslararası konferansa çağırıyor (ingilizce) 02/17/2012
                      0 Comments
                       
                      International conference: The wars in the global south: strategies of autonomy, emancipation and decolonizationThe Youthful Network (Medellín, Colombia) and War Resisters' International (WRI) invites to participate in the Conference the International: “The wars in the south global: strategies of autonomy, emancipation and descolonización" to be realised in the city of Medellín, Colombia between the 19 and the 21 of September of the year 2012. Council of la#] 4 [will #tendrá place between 15 and 17 of September near Medellín.Convoking

                      The Youthful Network (Medellín, Colombia) is an organization mixed conformed by activists, who from the .feminism, the antimilitarism, the popular education and the action direct, it develops his that to make politician with other groups and associate groups; for the generation of alternatives collective to the militarization, despoliation and the war that by but on 50 years Colombia lives, expressing that the causes structural of the armed conflict they stay and they tend a to be increased with the maintenance of Capitalism, colonialism and racism, like dominion systems that they sustain to the war and the social injustice.

                      Founded on 1921, WRI es a network of organizations, groups e individuals, that exist with the intention to promote action against the war, as well as to support and to put in contact, through everybody, to the people that they refuse to take part in the war or his preparation. Nowadays they exist more than 70 groups affiliates a the length of 33 countries.

                      Both organizations have maintained a relation of cooperation during several years that has allowed them to be clear mutually and to support the diffusion and defense of rights and the liberties of and forced young people a to tie to the legal and illegal militarism that characterizes war in Colombia. Product of this relation the Youthful Network it has been able to position the reflection and analysis of the causes structural of the war in Colombia, promoting simultaneously the generation of new glances about demilitarization of the culture and the different ones affectations that the women and men must confront in contexts of armed conflict.

                      Intentions

                      • To contribute to the fortification of the pedagogical dimension of driving politician of groups, groups and movements that, in the global south, they resist to the war, militarism, Capitalism, colonialism and patriarcado.
                      • To reflect praxis antimilitarist towards production to know and the constitution of subjects again historical that sharing a history of common oppression, constructs conducive political practices to social, economic and cultural transformation.
                      • To contribute to the construction of critical thought own, that allows to deslegitimar the dominion of unique thought and the hegemonic culture of the capital, war, colonialism and the patriarcado one.
                      • To contribute to generate new senses collective, new theories and practices from new forms of to include/understand and desires to transform the world.
                      Thematic to develop

                      • Globalisation of him economy, militarization and war by the natural resources.
                      • Transnational Capitalism, State and For-Be.
                      • Sex, class and race in the reconfiguration of the wars of the global south.
                      • Decolonial thought: ruptures with the colonialidad hegemonic of the knowledge, the power and the being.
                      • Critical social thought and political formation from the practices of resistance, Nonviolence and autonomy.
                      • Popular education and saberes of resistance
                      • Socialization of resistance experiences and generation of proposals of joint operation of the movement antimilitarist.
                      More information to contact: redjuvenil@redjuvenil.org or info@wri-WRI.org
                      Add Comment
                       
                      II. Trans Onur Haftası Başladı 06/16/2011
                      0 Comments
                       
                      Perşembe, 16 Haziran, 2011

                      Haber: Kaos GL

                      Geçen sene ilk kez düzenlenen Trans Onur Haftası ve Trans Onur Yürüyüşü’nün bu sene ikincisi 16 - 19 Haziran günlerinde gerçekleşecek. 

                      Paneller, performanslar, atölyelerin olacağı Trans Onur Haftasının sonunda Trans Onur Yürüyüşüyapılacak. “Bu sadece Transların değil hepimizin özgürlük yürüyüşüdür” çağrısıyla yapılacak yürüyüş, 19 Haziran Pazar günü, saat 17:00’de, Taksim Meydanından başlayacak.


                      “Trans Cinayetleri Politiktir!” şiarıyla bu yıl ikincisi yapılacak yürüyüş, “Nefrete inat yaşasın hayat demek için; gasp edilen onurumuzu, sokakları geri almak için; transeksüel düşmanlığını ve trans cinayetlerini durdurmak için” tüm LGBT örgütlerin katılımıyla gerçekleşecek.

                      II. Trans Onur Haftası Programı 

                      Trans Onur Haftası’nın etkinlikleri, Galatasaray, Hamalbaşı Caddesi, No 22, giriş kattaki Keldani Kilisesinin toplantı salonunda yapılacak.

                      17 Haziran Cuma, Saat 15:00 ile 18:30

                      “Asya Nasıl Kurtulur?”, Nefret Suçlarına Karşı Trans kadınların Çözüm Önerileri

                      Survivor İstanbul, Hayatta Kalma Becerileri

                      Oldu da Bitti Maşallah, Trans Erkeklerden Beden Geçiş Deneyimleri

                      18 Haziran Cumartesi, Saat 15:00 ile 18:30

                      Selvi Boylum Silikon Dudaklım, Estetik Operasyonlar, Dayat mı, Seçim mi?

                      Ben Senin Bildiğin Erkeklerden Değilim, Bir Erkeklik Deneyimi Olarak Trans Erkeklik 


                      Trans Manifesto


                      İstanbul LGBTT Derneği, Trans Onur Haftası öncesinde başlattığı “Nefret Suçlarına Karşı Kampanya” için bir manifesto hazırladı. “Trans Manifesto” başlıklı bildiri şöyle:


                      “Trans olmak doğal ve insanların birbirlerinden farklı olduklarını gösteren mükemmel bir durumdur. Bizler yaşadığımız sorunlar dışında birbirimizden farklıyız. Trans kadın ve erkekler herkesle, her şartta, her zaman eşittir. Biz translar aşağıdaki maddeleri iddia ve talep ederiz.

                      *Bize ikinci sınıf vatandaş gibi davranılmasına izin vermeyeceğiz.

                      *Trans olduğumuz için utanmayacağız.

                      *Cinsiyetimizin, cinsiyet kimliğimizin ve cinsel yönelimimizin bizi tanımlamasına izin vermeyeceğiz.

                      *Herkesin kendisini kendisi gibi hissettiği cinsel kimliğine saygı duyacağız.

                      *Cinsiyet kimliğimizi ve cinsel yönelimimizi gizlemeye ve bizi saklamaya çalışan ideolojilerle karşı duracağız.

                      *Cinsiyet kimliğimizin ve cinsel yönelimimizin ve bize rağmen ifşa edilmesine izin vermeyeceğiz. Cinsel kimliğimizi, yönelimimizi açıklamak ve bu durumu tolere etmek zorunda değiliz.

                      *Feminen, maskülen, çift cinsiyetli ya da cinsiyetsiz ve/veya daha farklı olabiliriz ve bundan asla vazgeçmeyeceğiz.

                      *Sağlık ve sosyal hizmetlere erişimde cinsiyetçi, transfobik ve homofobik tavırlara izin vermeyeceğiz.

                      *Barınma haklarımızın önündeki engelleri kaldırmak için çalışacağız. Ev tutma ve yurtlarda yaşanan sorunlar da trans arkadaşlarımızla dayanışarak transfobik ayrımcılığı görünür kıracağız. Trans bireylerin belirli sokaklara çalıştırılmasına ve burada yaşamaya zorlanmasına karşı çıkıyoruz ve çıkacağız. Gettolar değil kentin tamamını istiyoruz.

                      *Eğitimin heteronormatif yapısını eleştiriyoruz. Eğitim alanının transfobik iklimi trans bireylerin eğitime erişimini engellemektedir. Eğitim alanında ayrımcılık ve insan hakları ihlalleri aynı zamanda istihdam ve kendimizi gerçekleştirme hakkımızı engellemektedir.

                      *İşe başvuru, işe alınma, terfi edilme, işten ayrılma süreçleri de dâhil olmak üzere her türlü transfobik, homofobik ve cinsiyetçi tutumları ifşa edeceğiz ve istihdam alanındaki her türlü ayrımcılıkla mücadele edeceğiz.

                      *Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibarelerinin anayasaya eklenmesini sağlayacağız.

                      *Eğer bulunduğumuz şartlardan memnun değilsek sesimizi alçaltmayacağız. Ses çıkartmaya devam edeceğiz

                      *Saygısız, ayrımcı yorumları ve davranışları kabul etmeyecek ve bunları değiştirmek için çalışacağız.

                      *Biz translar, insan hakları için çalışacak ve sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Sadece kendimiz için değil, herkes için bunu yapacağız.”


                      LGBT örgütler destekliyor


                      Trans Onur Haftası, İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Kadın Kapısı, Voltrans Trans Erkek İnisiyatifi, Kaos GL, MorEL Eskişehir, Pembe Hayat, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, PlanetRomeoFoundation tarafından destekleniyor.


                      Trans Onur Haftası öncesinde nefret cinayetlerini durdurmak adına Galatasaray'da imza toplayan standa müdahale edilmişi ve zabıta standı kaldırmak istemişti.


                      19. LGBTT İstanbul Onur Haftası


                      Bu yıl 19.su düzenlenen LGBTT İstanbul Onur Haftası ise 20-26 Haziran 2011 tarihleri arasında “Tabu” temasıyla gerçekleşecek.

                      http://transpride2011.tumblr.com/

                      http://kaosgl.org/icerik/trans_cinayetlerini_durdurun_standina_polis_mudahale_etti

                      Add Comment
                       
                      318-Halki Askerlikten Sogutma Davasina Destek Cagrisidir! 05/22/2011
                      0 Comments
                       
                      Vicdanı retçi İnan Süver’le dayanışmak için 31 Ağustos 2010 tarihinde Ankara’da yaptığımız basın açıklamasından dolayı hakkımda, TCK 318. Madde uyarınca “halkı askerlikten soğutma” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 25 Mayıs 2011, saat 10.20’de Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülecektir.

                      İnan Süver, 2001 yılında askerliğini yaptığı İzmir’de “Öldürmektense ölmeyi tercih ederim” diyerek birliğinden firar etti. Eline silah almayı reddettiği için İzmir Şirinyer Askeri Cezaevi’nde 7 ay tutuklu kaldı, 7 ay işkence gördü. Birliğine teslim olması için serbest bırakıldı.  7 Ağustos 2010’da, daha bundan 9 yıl önce gördüğü işkencelerin etkisini üzerinden atamamışken, “firar” ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp Kasımpaşa Askeri Cezaevi’ne konuldu. Burada gördüğü işkencelerden dolayı İnan’ın sağlığından endişe duyan bizler, basın açıklamaları ve kampanyalar yoluyla İnan Süver’le dayanışma içinde olduğumuzu belirttik. İnan, 21 Nisan 2011'de Manisa Saruhanlı Açık Cezaevi'nden firar etti. Firar ettiğinde eşi Remziye'ye telefonda "ben bir suç işlemedim ki, neden cezaevindeyim?" diyen İnan halen daha Manisa E Tipi Cezaevi'nde.

                      Vicdani retçiler öldürmeyi, ellerine silah almayı, savaşmayı reddettikleri için haksız yere aylarca tutuklu kalır, askeri cezaevlerinde işkence görürken; buna karşı ses çıkaranlar, vicdanı ret hakkını savunanlar ise sürekli olarak hukuki yollardan taciz edilmektedir. Oysa ki ne vicdanı ret, ne de insanları öldürmeyi reddetmek suç değildir! Vicdanı ret hakkını savunan herkesi, savaş karşıtlarını, anti-militaristleri duruşmaya çağırıyorum.

                      Duruşma tarihi: 25 Mayıs 2011
                      Duruşma saati: 10:20
                      Duruşma yeri: Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi

                      Sevgiler,
                      Ezgi

                      Add Comment
                       
                      Panel: Her Türk Asker Doğar mı? 05/10/2011
                      0 Comments
                       
                      Konusmacilar:

                      Ferda Keskin
                      Buket Kavak
                      Ercan Aktaş
                      Özdeş Özbay

                      Gün: 13 Mayıs Cuma
                      Saat: 12:00-14:00
                      Yer: Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü- 613
                      Add Comment
                       
                      Ankara, 14-15 Mayıs: Antimilitarist Forum & Anarko-queer Atölye 05/10/2011
                      0 Comments
                       
                      14 Mayıs 2011 Cumartesi - Antimilitarist Forum

                      Saat: 10:30 - 12:30

                      Kürşad Kızıltuğ - Antimilitarizm ve Savaş Karşıtı Hareket

                      Ersin Vedat Elgür - Şiddet Ölçüt İlke

                      Çiğdem Akgül - Sözleşmeli Askerlik

                      Çetin Gürer & Volkan Görendağ - Frontex

                      Saat: 13:30 - 15:30

                      Halil Savda - Vicdani Ret ve Sivil Ölüm

                      Ayhan Bilgen - İmani Ret

                      Aykut Alyanak - Ekoloji ve Antimilitarizm

                      Zöhre Taş - Özsavunma ve Militarizm

                      Alev Özkazanç - Militarizm ve Cinsiyetçilik


                      15 Mayıs 2011 Pazar - Anarko-queer Atölye

                      Saat: 14:30

                      Moderatör: Atalay Göçer



                      Düzenleyenler: KAOS GL & AKA
                      http://www.kaosgl.com/ &http://ankanarsi.blogspot.com/

                      Yer: Marmara Sokak 46/2 Kolej / Ankara



                      Bu etkinlikler, 3 Mayıs'ta gerçekleştirilen dayanışma konseri
                      geliriyle düzenlenmektedir.
                      Add Comment
                       
                      WRI-Uluslararasi Savas Karsitlari Libya aciklamasi! 04/05/2011
                      0 Comments
                       
                      Savaş çıkarıcılardan bıktık usandık!
                      Libya'daki askeri müdaheleye karşı Uluslararası Savaş Karşıtları'ndan bir açıklama


                      Uluslararası Savaş Karşıtları (WRI) - 40'tan fazla ülkede 80'den fazla antimilitarist grup arasındaki uluslararası ağ - beyan eder:

                      Libya'daki veya herhangi başka bir yerdeki - yalan "insani amaçlar uğruna" kalkanının arkasına sığınılarak yapılan askeri müdahelelerden bıktık ve usandık.

                      Şiddet mantığının, sosyal ve politik çatışkıları çözümleme biçimi olarak kullanılmasından bıktık usandık.
                      Yeniden, bir kez daha son yüz yılda hiçbir şey öğrenilmemiş gibi bu konuları ele almamız gerekmekte.

                      Libya'daki yabancı askeri müdaheleye kesinlikle karşıyız, hangi nedenle olursa olsun.

                      Ayrıca, Libya'daki çoklu çatışkıya cevap olarak şiddet kullanımını reddediyoruz.

                      Bunların hepsinin üstünde, müdaheleci ülkelerin sunduğu ahlak derslerini ve politik dersleri, eskiden müttefikleri olan Gaddafi'ye karşı açtıkları savaştaki ölümleri ve bombalamaları haklı çıkarmalarını reddediyoruz. Bir yandan Gaddafi karşıtlarına daha fazla gönderirken - ya da gönderilmesine izin verirken -çoğunlukla Avrupa ülkeleri tarafından satılan silahlar, şimdi aynı güçlerin bazıları tarafından yoketme nedeni olarak kullanılıyor. Yeni olmayan bu iki yüzlülük, her ortaya çıktığında yine de bizim öfkemizi azaltmıyor. Uzun süre Mubarak ve güçlerini Mısır'da, Ben Ali'yi Tunus'ta desteklediler - sadece ne zaman ki işlerine gelmedi o zaman taraf değiştirdiler.

                      Kuzey Afrika'da başlayan değişim sürecine yapılan askeri müdaheleyi de reddediyoruz, bitmemiş bir süreç kesinlikle çok daha fazla zamana ihtiyaç duyar ki insanlar özgürlüklerini ve sosyal adaleti kazanabilsinler. Umuyoruz ki dikdatörlüğün düşüşü, insanlara karşı yapılan ihlallere, kişilerin ve insanların ekonomik, sosyal ve kültürel insan hakları ihlallerine, özellikle de düşen rejimler tarafından kışkırtılan öfkeli toplumsal cinsiyet şiddetine ve ayrımcılığa bir son vermek demektir. Uluslararası rol, bu ülkelerin geleceklerini tayin etmek demek olmamalıdır aksine insanların haklarına ve arzularına saygı duyan bir toplumun inşasında destek önermek olmalıdır. Libya'da gördüğümüz ise, yabancı askeri müdahele uzun süreli bir silahlı çatışmaya zemin oluşturmaktadır, sosyal militarizasyon ve şiddet kullanımını güçlendirirken bölünmeyi keskinleştirmektedir. Libya'da dikdatörlüğe karşı başlayan popüler silahsız mücadele şimdi, Irak ve Afganistan'daki düzmece "barış süreci" gibi,  askeri bir tarafa güç yükleyen uluslararası askeri müdaheleyle daha da şiddetlenecek bir sivil savaşa dönüşmüştür.


                      WRI, aktif olarak, dün olduğu gibi bugün de militarizmi engellemek, savaşları ve nedenlerini reddetmek için mücadele eder. Tunus ve Mısır'da henüz bitmemiş de olsa değişim getirmiş şiddetsiz eylemler, kişilerin ve insanların hayatlarına saygı gösterir. WRI bu yolu desteklemeye devam etmektedir, somut olarak da (bloğunda yayınladığı düşünceleri nedeniyle) "halk güvenliğini tehdit ve orduya hakaret"ten tutuklanan Mısırlı vicdani redçi  Maikel Nabil Sanad' ı mahkemesine uluslararası gözlemci göndererek ve  Handbook for Nonviolent Campaigns (Şiddetsiz Kampanyalar El Kitabı) nı arapça yayınlayarak desteklemektedir.

                      WRI Yönetim Kurulu, Nisan 2011
                      Add Comment
                       
                      Türkiye: İnsan Hakları Savunucusu Halil Savda yeniden hapis cezası ile karşı karşıya 15 March 2011 03/16/2011
                      0 Comments
                       
                      Türkiye: İnsan Hakları Savunucusu Halil Savda yeniden hapis cezası ile karşı karşıya

                      Türk Ceza Kanunu’nun 318. Maddesi uyarınca ‘halkı askerlikten soğutma’ suçlamasıyla mahkûm edilen vicdani retçi ve insan hakları savunucusu Halil Savda, 100 gün hapis cezası ile karşı karşıya bulunmaktadır. Cezası 30 Kasım 2010 tarihinde Yargıtay tarafından onaylandı ve 15 Şubat 2011 tarihinde Halil Savda’ya bildirildi.

                      Uluslararası Af Örgütü, bu davada olduğu gibi vicdani ret hakkını destek amacıyla yapılan kamuoyu açıklamalarının ardından adil olmayan yargılamalara neden olan 318. Maddenin ifade özgürlüğü hakkını doğrudan ve yasal olmayan bir şekilde kısıtladığını düşünmektedir ve maddenin kaldırılması çağrısında bulunmaktadır.

                      Halil Savda’ya verilen ceza ifade özgürlüğü hakkını ihlal etmektedir. UAÖ, yetkililere Savda’nın cezaevine gönderilmemesi için çağrıda bulunmaktadır. Cezaevine gönderildiği takdirde, Uluslararası Af Örgütü Halil Savda’yı düşünce mahkûmu olarak kabul edecek ve kendisinin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep edecektir.

                      Savda’ya verilen hapis cezasının onanması Türkiye’de yetkilileri zorunlu askerliğe karşı vicdani ret hakkını tanımaya çağıran Halil Savda ve diğer aktivistlerin maruz kaldıkları adli tacizin bir devamı niteliğindedir.

                      Halil Savda'ya 318. Madde uyarınca açılan ve hapis cezası almasına neden olan dava, 2006 yılında İsrail’in Lübnan'a düzenlediği ve 34 gün süren saldırıya katılmayı reddeden iki İsrailli vicdani retçiye destek olmak amacıyla yaptığı basın açıklamasına dayanmaktadır.

                      Askerlik yapmayı reddettiği için yargılanmakta olan vicdani retçi Enver Aydemir’i açık bir şekilde desteklemesinin ardından, Halil Savda'ya 318. Madde uyarınca bir dava daha açıldı. Yerel mahkemenin 2010 yılı Haziran ayında verdiği altı ay hapis cezası kararı şu anda Yargıtay’da beklemektedir. Aynı davada üç ayrı aktivist daha 318. Madde uyarınca mahkûm edilmiş ancak onların cezaları, ilk mahkûmiyetleri olduğu için ertelenmiştir.

                      2010 yılı Ocak ayında Enver Aydemir’e destek amacıyla düzenlenen bir gösteriye katıldıkları gerekçesiyle Halil Savda ve dört ayrı kişiye 2011 yılı Ocak ayında 318. Madde uyarınca yeni bir dava daha açıldı. Davanın ilk duruşması 21 Nisan 2011 tarihinde Eskişehir’de yapılacaktır.

                      Halil Savda bir vicdani retçi olarak askerlik yapmayı reddettiği için defalarca mahkûm edildi. 2004 yılında vicdani reddini açıklamasının ardından, dört defa gözaltına alınarak askeri cezaevinde toplam 17 ay tutulmuştur. 2008 yılında askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesinin ardından vicdani retçi olarak maruz kaldığı yargılamalar son bulmuştur.

                      Halil Savda defalarca Türkiye’de sivil bir alternatifin olmadığı zorunlu askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğini belirtmiştir.

                      Arka plan

                      Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’de zorunlu askeri hizmetine karsı vicdani ret hakkını desteklemek amacıyla sesini yükselten kişilerin giderek artan bir şekilde hukuki olarak taciz edilmelerinden kaygı duymaktadır. UAÖ, 318. Maddenin acilen kaldırılmasını talep etmektedir.

                      Uluslararası Af Örgütü, 318. madde uyarınca açılan davaların ifade özgürlüğü hakkını düzenleyen ve Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesini ve Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 19. maddesini doğrudan ihlal ettiğini düşünmektedir.

                      Uluslararası Af Örgütü, vicdani retçiyi, vicdanı ya da inancı nedeniyle askerlik hizmetini yapmayı ya da savaşta ve silahlı çatışmalarda herhangi bir şekilde doğrudan veya dolaylı yer almayı reddeden kişi olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, savaşlara genel olarak katılmayı reddetmese bile amacına, sürdürülüş biçimine katılmadıkları için herhangi bir savaşa katılmayı reddeden kişileri de içermektedir. Uluslararası Af Örgütü, askeri hizmete karşı vicdani ret ya da alternatif sivil hizmet hakları tanınmadığı için tutuklanan ya da gözaltına alınan kişileri düşünce mahkûmu olarak kabul ediyor. Eğer vicdani nedenlerle askerlikten muaf olmak için makul yollar izlemişlerse, askeri birimlerini izin almadan terk eden ve bu yüzden hapse mahkûm edilen kişileri de düşünce mahkûmu olarak kabul ediyor.

                      Türkiye’nin de taraf olduğu Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi (USMHS --ICCPR)’de dâhil olmak üzere, vicdani nedenlerle askerlik hizmetini reddetme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, vicdan ve din özgürlüğü kapsamında çeşitli uluslararası insan hakları mekanizmalarında yer almaktadır.

                      BM İnsan Hakları Komisyonu, 1995 yılında aldığı kararına gönderme yaparak aldığı 1998/77 sayılı kararında, askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkının Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’nin (ICCPR) 18. maddesi (din, vicdan ve inanç özgürlüğü) tarafından güvence altına alındığını belirtti. “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 18. maddesinde ve ICCPR’ın 18. maddesinde de belirtildiği gibi düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün meşru bir kullanımı olarak herkesin askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkı vardır.” Kararda, Komite aynı zamanda devletlere “vicdani retçilere, vicdani retlerinin nedenleriyle uyumlu, savaşçılığı gerektirmeyen, sivil nitelikli, kamuya yararlı ve cezalandırıcı bir yapıda olmayan alternatif hizmetler sunmaları” çağrısını tekrarladı ve devletlerin “vicdani retçileri askerlik hizmetlerini yapmadıkları için hapse mahkûm etmek ve sürekli cezalandırmaktan geri durmaları” gerektiğini vurguladı. Komite ayrıca “hiç kimsenin bir ülkenin yasaları ve ceza kanunları uyarınca daha evvel cezai yaptırımını tamamladığı ya da beraat ettiği cürümden sorumlu tutulmaması ya da cezalandırılmaması” çağrısını tekrarladı.

                      Kamuoyu açıklaması

                      Türkiye: Barısçıl gösteri yapan kisiler, ‘halkı askerlikten
                      soğutmaktan’ mahkum oldular

                      http://www.amnesty.org/en/library/asset/EUR44/016/2010/en/e3774fcd-ca91-48f3-8ae3-a6de5cd69730/eur440162010tr.pdf

                      Kamuoyu açıklaması

                      Vicdani ret, bir kisilik bozukluğu değil, insan hakkıdır

                      http://www.amnesty.org/en/library/asset/EUR44/013/2010/en/18eefedc-c746-40cf-904b-a3d28c3066db/eur440132010tr.pdf

                      Add Comment
                       
                      Seksist Medyaya Karşı "Defne Devrimi"nden İmza Kampanyası 02/17/2011
                      0 Comments
                       
                      BAŞKA BİR MEDYA HAKKIMIZ

                      Her şey değişirken, niçin basın kıpırdamıyor? Niçin hep aynı infazları, ezberleri, dil tiklerini, aşağılamaları, kavram yoksunluğunu ve bir modernist feodalizmi inatla her nesilde önümüze sürüyor? Niçin demokratikleşemiyor? Basın, toplumun ve dünyanın hep gerisinde, bizleri hırpalama hakkını kimden ve nereden alıyor?

                      Sosyal medya, her yerde olduğu gibi, ülkemizde de bir oksijen penceresi açtı ve farklı ufuklardan kişilere birlikte düşünüp hareket etme imkânı tanıdı. Bu kişi ve gruplar, Defne Joy Foster’ın ölümü ardından basında ayyuka çıkan erkek egemen, duyarlıksız, bireye saygısız söylemin bardağı taşıran son damla olduğu kanısındalar.

                      Dipten yükselen bir arzu ve bilinçle, gazeteleri, televizyonları açtığımızda artık şunları duymak, görmek istemediğimize eminiz: 

                      “Nataşalar... Hürremler...”
                      “Sen gay misin, normal mi?”
                      “Bu da tekneyle gelen arkadaşlardan mı?”
                      “Dink dank etmedi mi?”
                      “Mayın demokrasiyse, yumruk niye faşizm?”
                      “Türbanlılar Papermoon’da”
                      “Tekvandoda misyoner tuzağı”
                      "Bir kadına ofsaytı anlatmak..."
                      “Ermeni kırması Kürtçü”
                      “Su testisi su yolunda kırılır!”
                      “Hayattan elendi”
                      “Hastalığa karşı verdiği mücadelede yenik düştü”
                      “Erkeklerin gözdesiydi, şimdi o da yaşlandı!”
                      “Selülitlerini gizlemek için verdiği mücadeleyi kaybetti” 

                      Hayatın hiçbir alanını boş bırakmayan bu hoyrat dile son! Özel hayatlara saygının hiçe sayılmasına son! Gazete köşelerinin yüzde doksanının erkeklerce işgal edilmesine son! Kadınların Pygmalionlarca belirlenmiş rollere sıkıştırılmasına son!

                      Medyadaki tüm ayrımcı, cinsiyetçi, homofobik ve ırkçı yaklaşımlar ortadan kalksın; değişime ayak uydurmak istemeyenler çekilsin!

                      Bir haftadır bu taleplerimize Defne Devrimi adını veriyor, tweetlerimizin sonuna #defnejoy yazıyoruz. Sayımız şimdiden binlere ulaştı. İmzalarımızla daha da çoğalabiliriz.

                      Başka bir medya hakkımız, bu hakkı birlikte alacağız!*

                      imza vermek için: www.defnedevrimi.com

                      Add Comment
                       
                      Atolye: Porno 103 02/17/2011
                      0 Comments
                       
                      Picture
                      Hasta: Süpermazoşist

                      Bob Flanagan’ın Yaşamı ve Ölümü

                      43 yaşında kistik fibroz* hastalığından ölen yazar ve performans sanatçısı Bob Flanagan hakkında bir belgesel. Onun hayatı başından itibaren acının adeta vücut bulmuş hali. Yaşadığı acıyı önce sadomazoşist bir pratiğe daha sonraları ise çeşitli performanslara evrilten Flanagan’ın hikayesini hep birlikte izliyor; cinsellik, şiddet, acı ve aşk üzerine tartışıyoruz.

                      * Genellikle çocuklarda pankreastaki lif dejenerasyonu ve solunum yetmezliği olarak görülen bir hastalık.


                      Bob Flanaganın yaşam şekli üzerine yazdığı “Neden” şiiri:


                      NEDEN´

                      çünkü iyi hissettiriyor;

                      çünkü beni erekte ediyor;
                      çünkü boşalmamı sağlıyor;
                      çünkü hastayım;

                      çünkü bir sürü hastalık vardı;
                      çünkü ben HASTALIĞI SİKEYİM derim;
                      çünkü dikkati severim;
                      çünkü çok yalnızdım;

                      çünkü farklıydım;

                      çünkü çocuklar beni okul yolunda dövdü;
                      çünkü rahibeler tarafından aşağılandım;

                      İsa ve Çarmıha gerilme yüzünden;

                      çünkü Domuz Porky esaret içindeydi, siyah bir çıkıntıdaki bazı kötü niyetli sürüngenler tarafından zorla besleniyordu;

                      bileklerinden asılan, sobada yanan, küvette haşlanan çocukların hikayeleri yüzünden;

                      Bounty’deki Mutiny yüzünden;

                      kovboylar ve Hintliler yüzünden;
                      Houdini yüzünden;
                      kuzenim Cliff yüzünden;
                      inşa ettiğimiz kaleler ve içlerinde yaptığımız şeyler yüzünden;
                      İçimdeki şey yüzünden;
                      genlerim yüzünden;
                      ebeveynlerim yüzünden;
                      doktorlar ve hemşireler yüzünden;
                      çünkü onlar beni kendime zarar vermemem için karyolaya bağladı;
                      çünkü düşünmek için zamanım vardı;
                      çünkü penisimi tutmak için zamanım vardı;
                      çünkü berbat karın ağrılarım vardı ve penisimi kaldırmak iyi geliyordu;
                      çünkü öleceğim gibi hissettim;

                      çünkü bu bana yenilmeyecek kadar güçlü hissettirdi;

                      çünkü bu beni başarılı hissettirdi;
                      çünkü ben bir katoliğim;
                      çünkü Lent’i hala seviyorum ve hala penisimi seviyorum ve buna rağmen suçlu hissetmiyorum;
                      çünkü ebeveynlerim NE OLMAK İSTERSEN O OL dedi, ve bu benim olmak istediğim şey;
                      çünkü ben koca bir bebekten başka bir şey değilim ve bu şekilde kalmak istiyorum ve daima bir anne istiyorum, hatta huysuz bir tane, özellikle huysuz bir anne;

                      tüm peri masallarındaki cadılar, kötü üvey anneler, üvey kızkardeşler ve Sindrella yüzünden, kurumla lekelenmiş, köleliğe mahkum edilmiş bir hayatla ne kadar seksiydi;

                      yemek için yeteri kadar kilo alana kadar cadının kafesinde kilitli olan Hansel yüzünden;
                      “O” yüzünden ve benim ümitsizce o olmak isteyişim yüzünden;
                      hayallerim yüzünden;

                      oynadığım oyunlar yüzünden;
                      çünkü ben etkin bir hayal gücüne sahibim;

                      çünkü annem bana Tinker oyuncakları aldı;

                      çünkü donanım mağazaları bana ereksiyonlar verdi;
                      çekiçler, çiviler, mandallar, odun, asma kilitler, süveterler, delikli civatalar, raptiyeler, zımba makineleri, dikiş iğneleri, tahta kaşıklar, balık avlama malzemeleri, zincirler, metal cetveller, lastik borular, spatulalar, ip,  kınnap, el mengeneleri, S kancaları, traş bıçakları, makaslar, cımbızlar, bıçaklar, dört birim genişliğindeki raptiyeler, masa tenisi raketleri, timsah penseleri, izole bant, süpürge sapı, barbekü şişleri, elastik halatlar, bıçkı tezgahları, lehim demirleri yüzünden;

                      takım ambarı yüzünden;

                      garajlar yüzünden;

                      bodrum katları yüzünden;

                      zindanlar yüzünden;
                      Kuyu ve Sarkaç yüzünden;

                      Londra Kulesi yüzünden;

                      engizisyon yüzünden;
                      işkence yüzünden;

                      çaprazlama yüzünden;

                      Addams Aile oyun odası yüzünden;

                      Morticia Addams ve onun ahtapot bacakları ve siyah elbisesi yüzünden;
                      annelik yüzünden;

                      amazonlar yüzünden;

                      tanrıçalar yüzünden;
                      ay yüzünden;

                      çünkü bu benim doğam;

                      çünkü bu benim doğama aykırı;

                      çünkü bu edepsiz;

                      çünkü bu eğlenceli;
                      çünkü bu normal (her ne ise) olanı hiçe sayar;çünkü ben normal değilim
                      çünkü ben muazzam bir deneyin bir parçası olduğumu düşünmeye alışkınım, ve penisimdeki bu implant bana bu şeyleri yaptırıyor, ve o onların (onlar her kimse) eylemlerimi yönetmesine izin veriyor;
                      çünkü benim  elbiselerimi çıkarmam ve bu plastik torbanın içine yatmam gerekiyordu, böylece doktorlar  terimi biriktirebilirdi;
                      çünkü bir keresinde ateşim öyle yüksekti ki ebeveynlerim beni soymuş ve konvülziyonları önlemek için beni ıslak çarşaflarla sarmışlardı;

                      çünkü ebeyenlerim bile ben acı çektiğimde beni daha çok sevdi;
                      çünkü boyun eğmek tatlıydı;

                      çünkü ben bir acı çekme dünyasına doğdum;
                      çünkü bundan etkilendim;

                      çünkü buna bağımlıyım;

                      çünkü beyindeki endorfinler bir çeşit doğal eroin gibi;
                      çünkü ilacımı almayı öğrendim;
                      çünkü onu alacak kadar büyük bir çocuktum;

                      çünkü ben onu bir erkek gibi alabilirim;

                      çünkü, birinin bir seferinde dediği gibi, O BENDEN DAHA TAŞAKLI;

                      çünkü bu bir cesaret eylemi;
                      çünkü bu göt ister;
                      çünkü bununla gurur duyuyorum;

                      çünkü dağlara tırmanamam;
                      çünkü spor konusunda berbatım;

                      çünkü acı olmadan kazanç olmaz;
                      çünkü kızını dövmeyen dizini döver;

                      Çünkü SEVDİĞİNE DAİMA ZARAR VERİRSİN

                      Lambdaistanbul LGBTT Dayanisma Dernegi

                      Tel: +90 (0) 212 245 70 68
                      Istiklâl Caddesi, Katip Celebi Mah. Tel Sok. No: 28/6 Kat:5
                      Beyoglu - Istanbul
                      www.lambdaistanbul.org
                      lambda@lambdaistanbul.org

                      Add Comment
                       
                      Bosna'dan Mutki'ye Toplu Mezarlar Yaratan Ordulara Hayır!.. 02/17/2011
                      0 Comments
                       
                      DUYURU

                      Bitlis'in Mutki İlçesi'nde, askeri birliğin çöplüğünde ortaya çıkan 20 ceset, yaşanmış gerçekliğe bir kapı araladı. Ve artık bu kapı kapatılamaz. Vahşice katledilen insanlar, belediyenin dozerinin açtığı çukurlara, hiçbir defin işlemi yapılmadan, boyunlarındaki iplerle, üstündeki elbiselerle gömülmüşler.

                      Aynı Bosna'dakiler gibi. Bizler, televizyonlarımızdan, yıllardır o katliamları seyrediyoruz. Ama yanıbaşımızdaki katliamlardan haberimiz bile yok. Hatta bu ülkenin Başbakanı, devlet yetkilileri oralara gidip, bu katliamları kınıyor, o insanların acılarını paylaştıklarını söylüyorlar. Ama kendi insanlarının acılarından haberleri bile yok.

                      Bizler bu savaşın son bulmasını istiyoruz. Yaşananları inkar etmenin değil, üzerine gidip, onları açığa çıkarıp yüzleşmenin doğru olduğuna inanıyoruz. Katliamlar ve bunları yapanlar ortaya çıkarılmalı, kaybedilenler araştırılmalı, Kürt halkının acıları paylaşılmalı diyoruz. Çözüm yeni ordular kurmakla sağlanmaz. Savaş bir çıkmaz yoldur, savaş cinayettir. Bu savaşa ortak olmayın.

                      Bu konuyu dile getirmek için yapacağımız basın açıklamasına tüm savaş karşıtlarını bekliyoruz.

                      Barış İçin Vicdani Ret Platformu

                      Tarih: 19 Şubat Cumartesi

                      Saat: 14.00

                      Yer: Galatasaray Meydanı







                      Add Comment
                       

                        BLOG HAKKINDA

                        Merhaba,
                        Bu blogda siddetsiz, savas karsiti ve antimilitarist, feminist, vicdani red, queer konularinda yapilan eylem ve aktivitelerin duyurulari yapılıyor. Isterseniz sizler de yorum yaparak katkı koyabilirsiniz.

                        ARŞİV

                        February 2012
                        June 2011
                        May 2011
                        April 2011
                        March 2011
                        February 2011

                        KATEGORİLER

                        All
                        Medya
                        Porno
                        Savaş Karşıtı
                        Seksizm

                        RSS Feed


                      Create a free website with Weebly