ÇATIŞKI
GENİŞ AÇI
AMAÇ:
Yaşadığımız ya da tanığı olduğumuz çatışkı durumlarına bakış açısının
geliştirilmesi ve farklı açılardan da bakabilmeyi sağlamak.
YÖNTEM: Büyük grup
UYGULAMA: Antrenör “Kırmızı Başlıklı Kız” masalını, masaldaki kurtun ağzından anlatan yorumunu katılımcılara okur ve ardından değerlendirmeye geçilir.
KURT’UN ANLATIMIYLA “KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ”
Bir ormanda yaşardım. Orası benim evimdi ve oraya dikkat ederdim. Temiz ve düzenli olmasına çalışırdım. Güzel ve güneşli bir günde piknikçilerin attığı çöpleri temizlerken ayak sesleri duydum. Bir ağacın arkasına saklanıp baktım ve yolda, elinde bir sepet taşıyan küçük bir kızın geldiğini gördüm. Hemen şüphelendim ondan çünkü çok garip giyinmişti. Sanki tanınmak istemiyormuş gibi kafasını tamamen örten kırmızı bir şapka takmıştı. Şimdi biliyorum ki insanları giydikleriyle yargılamamak gerekir. Fakat benim ormanımdaydı ve onun hakkında biraz daha bilgilenmem gerektiğini hissettim. Ona kim olduğunu, nereden geldiğini, ..vb sorular sordum. Önce yabancılarla konuşmak istemediğini söyledi ve çok üzüldüm.
Ona, “yabancı ..?? tamam öyle olsun, ama ben bütün çocuklarımı bu ormanda büyüttüm.” Dedim.
Sonra biraz yatıştı ve bana, bir sepet dolusu yemekle olan büyükannesine gittiğini anlattı. Aslında dürüst bir insan gibi görünüyordu ama yine de bence şüphe uyandırıcı ve uygunsuz bir kıyafetle başkasının evine girmenin saygısızca olduğunu öğrenmeliydi.
Onu yoluna gitmesi için bıraktım. Sonra büyükannesinin evine doğru koştum. Şirin yaşlı kadını gördüğümde durumu açıkladım ve o da torununun biraz daha terbiyeli olması gerektiğine katıldı. Büyükanneyle bir plan yaptık. Bu plana göre, ben büyükanneyi çağırana kadar görünmeyecek ve yatağın altında saklanacaktı. Ben de büyükannenin kıyafetlerini giyip yatağına yatacaktım.
Kız eve vardığında onu yattığım odaya çağırdım. Geldi ve benim büyük kulaklarım hakkında kişisel bir uyarı yaptı! İlk başta onuruma dokundu ve bu yüzden kulaklarımın onu daha iyi duymamı sağladığını söyleyerek, verebileceğim en iyi yanıtı verdim. Söylemek istediğim ondan hoşlandığım ve sözlerine biraz daha dikkat etmesi gerektiğiydi.
Fakat o başka bir zekice (!) uyarıyı bu kez “pörtlek” gözlerim için yaptı. Şimdi o kız için nasıl hissetmeye başladığımı anlayabilirsiniz. Dış görünüşüyle güzel görünen bu kız hiç de nazik bir insan değildi. Ben yine yapabileceğimiz en iyisini yaparak ve sanki öbür yanağımı dönerek bir deneme daha yaptım. Gözlerimin büyüklüğünün onu daha iyi görmemi sağladığını söyledim.
Bir sonraki hakareti beni gerçekten sinirlendirdi. Buna neden olan dişlerimin ne kadar büyük olduğunu söylemesiydi ve bu beni çıldırttı. Taktir edersiniz ki mümkün olduğunca sakin kalmaya çalışıyordum ama o dikkatimi dişlerime yoğunlaştırdı.
Biliyorum ki; kendimi kontrol etmekte daha iyi olmalıydım fakat yataktan onun üzerine sıçradım ve büyük dişlerimin onu daha kolay yememe yardım ettiğini söyledim.
Şimdi yüzleşelim. Hiçbir kurt bugüne kadar küçük bir kız yememiştir ve bunu herkes bilir. Fakat bu aptal çocuk evin etrafında çığlıklar atarak koşmaya başladı. Onu yatıştırmak için peşinden koştum. Yatıştırmaya çalıştım. Üzerimdeki büyükannenin kıyafetlerini çıkardım ama bu sadece olduğundan daha kötü bir görüntüye yol açıyordu.
Tüm bunlar olurken kapı büyük bir gümbürtüyle açıldı ve ormandaki avcılardan biri elinde tüfeği ile kapıda duruyordu. Ona baktım ve derin bir çıkmazın içinde olduğum açıktı. Arkamdaki açık pencereden dışarı fırladım ve kaçmaya başladım.
Söylemek isterim ki bu hikayenin sonudur. Fakat büyükanne bu hikayeyi hiçbir zaman benim açımdan anlatmadı. Uzun lafın kısası, ben korkutucu, güvenilmez ve kötü yaratıktım. Kırmızı başlıklı kız hakkında bir şey bilmiyorum fakat bu olaydan sonra kesinlikle mutlu yaşamadım.
DEĞERLENDİRME:
1- Masal size ne anlatıyor?
2- Mutlak kötülerimizin ve iyilerimizin olması ne kadar sağlıklı?
3- Bu masal gerçek hayatta bir şeyi çağrıştırıyor mu?
4- Sizce kurt torununa ne anlatacak?
MALZEME: Yok
SÜRE: 30 dakika.
YÖNTEM: Büyük grup
UYGULAMA: Antrenör “Kırmızı Başlıklı Kız” masalını, masaldaki kurtun ağzından anlatan yorumunu katılımcılara okur ve ardından değerlendirmeye geçilir.
KURT’UN ANLATIMIYLA “KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ”
Bir ormanda yaşardım. Orası benim evimdi ve oraya dikkat ederdim. Temiz ve düzenli olmasına çalışırdım. Güzel ve güneşli bir günde piknikçilerin attığı çöpleri temizlerken ayak sesleri duydum. Bir ağacın arkasına saklanıp baktım ve yolda, elinde bir sepet taşıyan küçük bir kızın geldiğini gördüm. Hemen şüphelendim ondan çünkü çok garip giyinmişti. Sanki tanınmak istemiyormuş gibi kafasını tamamen örten kırmızı bir şapka takmıştı. Şimdi biliyorum ki insanları giydikleriyle yargılamamak gerekir. Fakat benim ormanımdaydı ve onun hakkında biraz daha bilgilenmem gerektiğini hissettim. Ona kim olduğunu, nereden geldiğini, ..vb sorular sordum. Önce yabancılarla konuşmak istemediğini söyledi ve çok üzüldüm.
Ona, “yabancı ..?? tamam öyle olsun, ama ben bütün çocuklarımı bu ormanda büyüttüm.” Dedim.
Sonra biraz yatıştı ve bana, bir sepet dolusu yemekle olan büyükannesine gittiğini anlattı. Aslında dürüst bir insan gibi görünüyordu ama yine de bence şüphe uyandırıcı ve uygunsuz bir kıyafetle başkasının evine girmenin saygısızca olduğunu öğrenmeliydi.
Onu yoluna gitmesi için bıraktım. Sonra büyükannesinin evine doğru koştum. Şirin yaşlı kadını gördüğümde durumu açıkladım ve o da torununun biraz daha terbiyeli olması gerektiğine katıldı. Büyükanneyle bir plan yaptık. Bu plana göre, ben büyükanneyi çağırana kadar görünmeyecek ve yatağın altında saklanacaktı. Ben de büyükannenin kıyafetlerini giyip yatağına yatacaktım.
Kız eve vardığında onu yattığım odaya çağırdım. Geldi ve benim büyük kulaklarım hakkında kişisel bir uyarı yaptı! İlk başta onuruma dokundu ve bu yüzden kulaklarımın onu daha iyi duymamı sağladığını söyleyerek, verebileceğim en iyi yanıtı verdim. Söylemek istediğim ondan hoşlandığım ve sözlerine biraz daha dikkat etmesi gerektiğiydi.
Fakat o başka bir zekice (!) uyarıyı bu kez “pörtlek” gözlerim için yaptı. Şimdi o kız için nasıl hissetmeye başladığımı anlayabilirsiniz. Dış görünüşüyle güzel görünen bu kız hiç de nazik bir insan değildi. Ben yine yapabileceğimiz en iyisini yaparak ve sanki öbür yanağımı dönerek bir deneme daha yaptım. Gözlerimin büyüklüğünün onu daha iyi görmemi sağladığını söyledim.
Bir sonraki hakareti beni gerçekten sinirlendirdi. Buna neden olan dişlerimin ne kadar büyük olduğunu söylemesiydi ve bu beni çıldırttı. Taktir edersiniz ki mümkün olduğunca sakin kalmaya çalışıyordum ama o dikkatimi dişlerime yoğunlaştırdı.
Biliyorum ki; kendimi kontrol etmekte daha iyi olmalıydım fakat yataktan onun üzerine sıçradım ve büyük dişlerimin onu daha kolay yememe yardım ettiğini söyledim.
Şimdi yüzleşelim. Hiçbir kurt bugüne kadar küçük bir kız yememiştir ve bunu herkes bilir. Fakat bu aptal çocuk evin etrafında çığlıklar atarak koşmaya başladı. Onu yatıştırmak için peşinden koştum. Yatıştırmaya çalıştım. Üzerimdeki büyükannenin kıyafetlerini çıkardım ama bu sadece olduğundan daha kötü bir görüntüye yol açıyordu.
Tüm bunlar olurken kapı büyük bir gümbürtüyle açıldı ve ormandaki avcılardan biri elinde tüfeği ile kapıda duruyordu. Ona baktım ve derin bir çıkmazın içinde olduğum açıktı. Arkamdaki açık pencereden dışarı fırladım ve kaçmaya başladım.
Söylemek isterim ki bu hikayenin sonudur. Fakat büyükanne bu hikayeyi hiçbir zaman benim açımdan anlatmadı. Uzun lafın kısası, ben korkutucu, güvenilmez ve kötü yaratıktım. Kırmızı başlıklı kız hakkında bir şey bilmiyorum fakat bu olaydan sonra kesinlikle mutlu yaşamadım.
DEĞERLENDİRME:
1- Masal size ne anlatıyor?
2- Mutlak kötülerimizin ve iyilerimizin olması ne kadar sağlıklı?
3- Bu masal gerçek hayatta bir şeyi çağrıştırıyor mu?
4- Sizce kurt torununa ne anlatacak?
MALZEME: Yok
SÜRE: 30 dakika.

